Temel ve Ahlaki Duygular

Temel ve Ahlaki Duygular

Temel ve Ahlaki Duygular

Aile mutluluğunun yakalanması için duyguların dilini keşfetmek çok önemlidir. Bunun için de duyguların dilini öğrenmeliyiz. Yaptığım eğitim çalışmalarında ve verdiğim danışmanlık hizmetlerinde duyguların ifade ettiği sevgi dilini örneklerle ve uygulamalarla anlatıyorum. Sizlere duyguların kökenini keşfetmek için güzel bir akademik çalışmadan bahsedeceğim.

Akan’a göre (2014) temel duygu kavramı, farklı anlamlara gelmektedir. Bunlardan ilki olan temel duygular, duygusal yaşamın önemli bileşenleri arasında yer almaktadır, tıpkı renkler gibi daha karmaşık duyguları ortaya çıkarmak için bir araya gelen duygulardır. İkincisi ise, biyolojik temelleri olan ve genlerde kodlu bulunan çok az sayıda olan duygulardır.

 

Izard ise; insanın düşünce yapısında ve işlevsel davranışında merkezi önemi olan herhangi bir duygunun temel duygu olduğunu ileri sürmüş ve bir duygunun temel duygu olarak kabul edilmesi için aşağıdaki ölçütleri karşılaması gerektiğini belirtmiştir:

 

(a) Temel duyguların nöral yolakları birbirinden ayrı ve sadece bir duyguya özgüdür.

 

(b) Temel duyguların yüz ifadeleri ve yüz hareketleri birbirinden farklıdır ve bir duyguya özgüdür.

 

(c) Temel duygular, birbirinden ayrı ve bir duyguya özgü olarak hissedilip farkındalığa ulaşmaktadır.

 

(d) Temel duygular, evrimsel-biyolojik süreçlerden gelmektedirler.

 

(e) Temel duygular belli bir işlevi yerine getirmek için organize edici ve motivasyonel bir özelliğe sahiptirler (Izard, 2009).

 

Yukarıda belirtilen ölçütleri karşılayan duygular, mutluluk, üzüntü, öfke, tiksinti ve korkudur. Bazı kuramcılar temel duygular arasına şaşırmayı da eklemektedirler (Niedental, Krauth-Gruber ve Ric, 2006).

 

Duygu alan yazınında temel duygulardan farklı olarak bir de ahlaki duygular bulunmaktadır (Niedental, Krauth-Gruber, ve Ric, 2006). Ahlaki duygu terimi ilk olarak Michael Lewis (1987) tarafından ortaya atılmıştır. Ahlaki duygular (utanma, suçluluk, mahcup olma, gurur duyma, kıskançlık, gıpta etme) kişinin kendi durumunu sosyal karşılaştırma yoluyla değerlendirmesi sonucunda hissedilmektedir. Bu duygular temel duygulara göre çok daha karmaşıktırlar. Bu durumun nedeni, ahlaki duyguların, kişinin kendini değerlendirmesinden kaynaklanmasıdır (Tangney ve Dearing, 2002).

 

Temel duyguların yaşamsal bir işlevi bulunurken, ahlaki duygular kişiyi sosyal yönden uygun bir şekilde davranması için motive etmektedir. Ahlaki duygular, kendilik farkındalığına ve başkalarının gözünde bizim nasıl göründüğümüzü içeren zihinsel yeteneklerin gelişmesine bağlı olduğundan, zamansal olarak temel duygulardan sonra oluşmaktadırlar (Oatley ve Johnson-Laird, 1987; Tangney ve Fischer, 1995).

 

Bu konuda derinlemesine bilgi edinmek için aşağıda linkini verdiğim doktora tezini incelemeye ne dersiniz? Sayın Akan'ı bu güzel çalışmasından ötürü tebrik ediyor sizleri bu çalışmayla baş başa bırakıyorum.

 

Kaynak:

Akan, Ş. (2014). Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Depresyon Tanısı Alan Kişilerde Duygu Düzenleme Süreçlerinin Gross' un Süreç Modeline Göre İncelenmesi.

http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/1333/6c257740-a2d3-4cb9-8fac-9d4ce99c105d.pdf?sequence=1&isAllowed=y